Dijital Reklam Ajansı Seçerken Sormanız Gereken 7 Kritik Soru
REKLAM

Türkiye’de her yıl binlerce işletme sahibi, dijital reklam ajansı seçimi konusunda ciddi bir hata yapıyor. Bu hatanın bedeli yalnızca boşa harcanan bütçe değil; kaybedilen zaman, rakiplere kaptırılan pazar payı ve “dijital reklam işe yaramıyor” gibi yanlış bir önyargının yerleşmesi. Bu yazı, o hatayı yapmadan önce sormanız gereken 7 soruyu ve bu soruların neden bu kadar kritik olduğunu anlatıyor.

Bir dijital reklam ajansı seçerken sormanız gereken 7 kritik soru şunlardır: kampanyayı kimin yöneteceği, sektör deneyimi, raporlama yapısı, optimizasyon sıklığı, bütçe yönetimi şeffaflığı, sözleşme koşulları ve veri sahipliği. Bu soruların her biri, ajansın gerçek yetkinliğini ve niyetini ortaya çıkaran ayrı bir test işlevi görür. Birinden tatmin edici yanıt almamak tek başına yeterli bir uyarı işaretidir.

Türkiye’de dijital reklam ajansı sayısı son beş yılda yaklaşık üç katına çıktı. Bu büyüme, sektördeki gerçek uzman sayısını orantılı biçimde artırmadı — yalnızca seçimi zorlaştırdı. LinkedIn’de “Google Ads uzmanı” yazan binlerce profil, “garantili sonuç” vaat eden ajans websiteleri ve her şeyi bildiklerini ima eden satış sunumları arasında, gerçekten işinize yarayacak ajansı bulmak nesnel bir değerlendirme çerçevesi gerektiriyor. Bu 7 soru, o çerçeveyi kurmak için tasarlandı.

Aylık 20.000 TL reklam bütçesi ve 5.000 TL ajans ücreti ödediğinizi varsayalım. Niteliksiz bir ajansla altı ay çalıştığınızda, bütçenizin yüzde otuz ila kırkı optimize edilmemiş kampanyalara akıyor. Bu tek kalemde 36.000-48.000 TL’lik bir kayıp. Üstüne altı aylık ajans ücretini ve o sürede kazanılamamış müşteri fırsatlarının değerini eklediğinizde, yanlış ajans seçiminin toplam maliyeti kolayca 100.000 TL’yi aşabiliyor. Buna karşın pek çok işletme sahibi görüşmede yalnızca fiyat soruyor.

Dijital reklam ajansı görüşmesinde sorulması gereken 7 kritik soru listesi

1. Kampanyalarımı Kim Yönetecek?

Bu soru görüşmenin ilk beş dakikasında sorulmalıdır ve yanıtı, masanın karşısındaki kişinin gerçek rolünü anında ortaya çıkarır. Türkiye’deki dijital ajans sektöründe pek dile getirilmeyen bir gerçeklik var: birçok ajans, müşteri portfolyosunu beyaz etiket (white-label) sistemiyle yönetiyor. Yani görüştüğünüz ajans aslında bir aracı; aldıkları işi başka bir firmaya ya da serbest çalışan bir uzmanlar ağına devrediyor. Bu kişilerin hesabınızın geçmişini bilmesi, sizin işinizi anlaması ve sorunlara hızlı müdahale etmesi, bu yapı içinde yapısal olarak zorlaşıyor.

White-label sisteminin tek başına bir sorun olmadığını söyleyelim — bazı ajanslar bu modeli şeffaf biçimde yürütüyor ve kalite kontrolü sağlıyor. Asıl sorun, bu yapının sizden gizlenmesi. Bunu öğrenmenin en doğrudan yolu şudur: “Kampanyamı yöneten kişi bu ofiste mi çalışıyor? Onunla şimdi tanışabilir miyim?” Güvenilir bir ajans bu isteği sorunsuz karşılar. “Ekibimiz farklı lokasyonlarda çalışıyor” ya da “süreç ekibimiz halleder” gibi kişiselleştirilmemiş yanıtlar aldığınızda, işin devredildiğini düşünmek için yeterli nedeniniz vardır.

Bu soruyla birlikte Google Ads hesabının kimin adına açılacağını da netleştirmeniz gerekiyor. Eğer hesap ajansın MCC (My Client Center) yapısı üzerinden açılacak ve şifre size verilmeyecekse, verileriniz ajansa ait demektir. Bu düzenleme, ajansı bıraktığınızda tüm kampanya geçmişini, birikmiş dönüşüm verilerini ve öğrenme fazını arkada bırakacaksınız anlamına gelir. İstanbul’da faaliyet gösteren orta ölçekli bir ajansın eski müşterisinden duyduğum bir senaryo bu durumu iyi özetliyor: iki yıl birlikte çalıştıktan sonra ajansı bırakan işletme, yeni ajansla sıfırdan başlamak zorunda kaldı çünkü Google Ads hesabı devredilmedi. Algoritmanın iki yılda öğrendikleri gitti.

Beklemeniz gereken yanıt şudur: kampanyanızı yönetecek kişinin ismi baştan netleştirilmeli, Google Ads ve Meta Ads hesapları sizin e-posta adresinizle açılmalı ve yönetici erişimi her zaman sizde kalmalıdır. Bu üç koşulu sözleşmede görmeden imza atmayın.

2. Bu Sektörde Deneyiminiz Var mı?

“Her sektörde çalışıyoruz” yanıtı, hiçbir sektörde gerçek derinlik olmadığının neredeyse kesin bir işaretidir. Dijital reklamcılıkta genel prensipler evrensel olsa da her sektörün müşteri yolculuğu, mevsimselliği, arama davranışı ve dönüşüm sürtünmesi birbirinden keskin biçimde ayrılır. Bu farkı bilmemek, sizin bütçenizle öğrenme sürecini tamamlamak anlamına gelir.

Kreş için Google Ads yönetmek bunu somutlaştırmak için iyi bir örnek. Kayıt sezonu Ağustos-Eylül’de yoğunlaşır; Ocak’ta ikinci bir dip yaşanır. Deneyimli bir ajans bütçeyi bu dönemlere yığar, sezon dışında ise düşük bütçeyle marka bilinirliği çalışması yapar. Bunu bilmeyen bir ajans bütçeyi yıla eşit dağıtır — ve tam kayıt döneminde bütçeniz bitmiş olur. Benzer şekilde, bir pilates stüdyosu için sabah 06:00-08:00 ile akşam 17:00-20:00 aralıkları gündüz saatlerine kıyasla üç ila dört kat daha iyi dönüşüm verir. Bu bilgiyi sektörü tanıyan biri getirir; raporlara bakarak türetemezsiniz çünkü bütçeniz zaten harcanmış olur.

Sektör deneyimini doğrulamanın en etkili yolu, referansları doğrudan sormak değil, doğru soruyla sormak. “Bu sektörde hiç başarısız olduğunuz ya da beklentinin altında kaldığınız bir proje oldu mu? Orada ne öğrendiniz?” sorusu hem deneyimi hem dürüstlüğü aynı anda test eder. “Hiçbir zaman başarısız olmadık” yanıtı gerçek olamaz; “Şu projede ikinci ayda hedeflemeyi yeniden yapılandırmak zorunda kaldık çünkü sezon dışı dönemi yanlış planlamıştık” yanıtı ise gerçek saha deneyimine işaret eder. Hangisini duyarsanız nasıl devam edeceğinizi bilirsiniz.

3. Sonuçları Nasıl Ölçüyor ve Raporluyorsunuz?

Raporlama, hem başarının hem de başarısızlığın en kolay gizlendiği alandır. Türkiye’deki ajansların büyük çoğunluğu aylık raporlarını şu metrikler üzerinden kuruyor: toplam tıklama, ortalama CPC, gösterim sayısı, CTR. Bu rakamlar gerçek ve ölçülebilir, ama tek başlarına işletmeniz için hiçbir şey ifade etmiyorlar. Bir ajans size tıklama sayısını sonsuza kadar büyütebilir — ve bunun işinize ne getirdiğini hiçbiriniz bilmez. “Trafik arttı” cümlesi yeterli bir hesap değildir.

Anlamlı raporlamanın ön koşulu dönüşüm takibinin doğru kurulmasıdır. Google Analytics 4, Google Ads dönüşüm etiketleri ve — telefon ile form doldurma gibi offline dönüşümler varsa — bunların takip altyapısı olmadan, kampanya başarısını ölçmek mümkün değildir. Türkiye’deki işletmelerin önemli bir kısmı bu altyapı kurulmadan kampanya yürütüyor. Bu durumda ajans size tıklama sayısını gösterir, siz de müşteri sayısının neden artmadığını soramazsınız çünkü elinizde bu soruyu cevaplayacak veri yok. Bu boşluk bilinçli ya da bilinçsiz olarak ajansın lehinedir.

Görüşmede raporlama konusunu değerlendirirken dört şeyi netleştirmeniz gerekiyor. Birincisi, GA4 entegrasyonu ve dönüşüm takibini ajansın mı kurduğu, yoksa size bırakıldığı. Bu kurulumu yapamayan ya da yapmayı reddeden ajansla çalışmak, gözleri kapalı uçmak gibidir. İkincisi, raporların hangi platformda ve ne sıklıkla sunulduğu: bir Excel dosyası değil, Looker Studio gibi gerçek zamanlı erişilebilir bir dashboard beklemeniz makuldür. Üçüncüsü, raporların yorum içerip içermediği; rakam sunmak ile “bu ay CPA yüzde 18 arttı çünkü iki rakip firma yoğun bütçe kullandı, şu anahtar kelimeyi negatife aldık ve düştü” demek arasındaki fark, ajansın gerçekten kampanyayı takip edip etmediğini gösterir. Dördüncüsü, başlamadan önce net KPI’ların belirlenip belirlenmediğidir. Hedefsiz raporlama, başarıyı tanımlamanın ajansa bırakıldığı anlamına gelir.

4. Kampanyaları Ne Sıklıkla Optimize Ediyorsunuz?

Dijital reklam kampanyaları kurup bırakılacak yapılar değildir. Google Ads ve Meta Ads algoritmaları sürekli değişiyor; rakip hareketleri, mevsimsel dalgalanmalar, hedef kitlenin davranış değişiklikleri kampanya performansını haftalık bazda etkiliyor. Buna karşın Türkiye’deki pek çok ajans “aylık kontrol” yapmakla yetiniyor. Bu yaklaşım, yüksek bütçeli kampanyalar için kabul edilemez bir ihmaldir.

Haftalık optimizasyonun neleri kapsaması gerektiğini somutlaştıralım: arama terimi raporunun incelenmesi ve alakasız aramalara gelen tıklamaların negatif anahtar kelimeyle engellenmesi, dönüşüm getiren cihaz ve saat dilimlerine teklif artışı uygulanması, reklam yorgunluğuna karşı reklam rotasyonunun güncellenmesi ve bütçenin ay boyunca dengeli harcanıp harcanmadığının izlenmesi. Bunların hiçbiri ileri düzey değil; aylık yapılmayıp da haftalık yapılması gereken temel yönetim görevleri.

İzmir’de e-ticaret yapan bir marka bu durumu iyi özetliyor. Temmuz ortasında hedef demografisinin tatile çıkmasıyla kampanya performansı ciddi ölçüde düştü. Ajans bunu üç hafta sonra fark etti — bu sürede 50.000 TL’lik aylık bütçenin yarısı optimize edilmemiş harcandı. Haftalık optimizasyon yapan bir ajans bu sinyali üç dört gün içinde yakalar, bütçeyi yavaşlatır veya hedeflemeyi günceller. Fark, on binlerce liradır.

Görüşmede bunu test etmenin iyi bir yolu şudur: “Geçen ay bir müşterinizin kampanyasında ani bir performans düşüşü yaşandı mı? Bunu nasıl fark ettiniz, kaç saatte müdahale ettiniz?” Spesifik bir yanıt, gerçek takip altyapısının işaretidir. “Genellikle takip ederiz” gibi muğlak bir cevap, “aylık kontrol” yaklaşımını örtbas etmeye çalışmaktır.

5. Reklam Bütçem Ajans Ücretinden Ayrı mı Yönetiliyor?

Bu soru hem finansal hem etik bir sınırı çiziyor ve şaşırtıcı biçimde pek sorulmayan bir soru. Türkiye’deki bazı ajanslar reklam bütçesi ile yönetim ücretini tek faturada birleştiriyor. Yüzeysel bakışta kolaylık gibi görünüyor: tek muhatap, tek ödeme. Ama bu yapıda reklam platformuna gerçekte ne kadar para gittiğini denetlemeniz neredeyse imkânsız hale geliyor.

Sorun yalnızca görünürlük değil, teşvik yapısı. Ajans bütçeyi kontrol ediyorsa, harcamayı artırmak kendi çıkarına olabilir. “Bütçeyi artıralım, sonuçlar daha iyi olur” tavsiyesinin gerçek motivasyonunu değerlendirmek güçleşir. Üstelik bazı ajanslar bu yapıda platform komisyonlarını, vergileri ve “operasyon giderlerini” ayrı bir şeffaflık olmaksızın ekleyebiliyor. Bu kalemler tek faturanın içinde göremediğiniz kayıplardır.

Doğru model şudur: Google Ads ve Meta Ads hesapları sizin adınıza açılır. Reklam bütçenizi doğrudan kendi kredi kartınız veya şirket hesabınızla Google ve Meta’ya ödersiniz. Ajansa yalnızca yönetim ücretini ödersiniz. Bu yapıda her iki harcamayı da ayrı ayrı görebilir, platform arayüzünden anlık doğrulama yapabilirsiniz. Bir ajansın bu modeli reddetmesi ya da “sistemi daha verimli çalışıyor” gibi bir gerekçeyle ertelemesi, tek başına yeterli bir kırmızı bayraktır.

Yüzde bazlı ücretlendirme hakkında da açık konuşmak gerekiyor. “Bütçenizin yüzde on beşini alıyoruz” modeli, ajansın bütçenizi artırmasının kendi gelirine doğrudan yansıdığı anlamına gelir. Bu modelde ajansın “bütçeyi artıralım” tavsiyesini değerlendirirken çıkar çatışmasını aklınızda bulundurmanız gerekir. Sabit ücret artı belirgin performans bonusu modeli, teşvikleri çok daha sağlıklı hizalıyor.

6. Sözleşme Süresi ve Çıkış Koşulları Neler?

Sözleşme, satış görüşmesinin en az tartışılan ama en fazla risk barındıran parçasıdır. Türkiye’de standart ajans sözleşmeleri 6 ila 12 ay üzerine kuruluyor. Bu başlı başına makul; SEO ve dijital reklamda sonuç almak zaman alır ve ajansın da yatırımını güvence altına alması anlaşılabilir. Sorun sürenin kendisinde değil, koşulların orantısız olmasında yatıyor.

Türkiye’de yaygın gördüğüm erken fesih cezası şöyle işliyor: kalan sürenin tüm ücretini ödemeniz isteniyor. Aylık 8.000 TL ile 12 aylık sözleşme imzaladınız ve 4. ayda ayrılmak istiyorsunuz; 64.000 TL ceza ödemeniz gerekiyor. Bu, ajansın şimdiye kadar verdiği hizmetin bedelinden tamamen bağımsız bir rakam. Ajans 4 ay boyunca hiçbir somut sonuç üretmemiş olsa bile bu ceza geçerli. Böyle bir maddeyi kabul etmek, sonuca değil bürokratik bağa güvenmektir.

Makul bir sözleşme yapısı şuna benzer: ilk 3 ay deneme dönemi olarak belirlenir, her iki taraf da net değerlendirme kriterleri üzerinde önceden anlaşır ve bu dönemin sonunda somut veriler eşliğinde devam kararı verilir. Devam kararı alınırsa 30-60 günlük ihbar süresiyle fesih hakkı her iki tarafa da tanınır. Sözleşmenin sonunda tüm kampanya verileri, hedef kitle listeleri ve reklam geçmişinin size devredileceği açıkça yazılıdır. İyi bir ajans performansına güvendiği için bu koşulları kabul eder; sözleşme cezasına güvenen ajans, performansına güvenmiyor demektir.

Sözleşmeyi imzalamadan önce bir avukattan görüş almanızı öneririm. On beş dakikalık hukuki danışmanlık ücreti (genellikle 500-1.000 TL), olası bir uyuşmazlıkta size çok daha büyük tutarları kazandırabilir. Bu bir aşırı ihtiyat değil, standart iş pratiğidir.

7. Hangi Araçları Kullanıyorsunuz ve Verilerimi Alabilecek miyim?

Veri sahipliği meselesi dijital pazarlamanın en az konuşulan ama en kritik konularından biri. Bir ajansla çalışırken üretilen her şey — kampanya yapısı, anahtar kelime listeleri, negatif anahtar kelimeler, hedef kitle segmentleri, dönüşüm verileri, reklam metinleri — size aittir. Ya da ait olmalıdır. Ama pratikte pek çok işletme sahibi ajansı bıraktıktan sonra bu verilere erişemediğini öğreniyor.

Bunun neden bu kadar önemli olduğunu bir örnekle anlatmak en iyi yol. İki yıl boyunca Google Ads yürüten bir hesapta algoritma, hangi arama terimlerinin dönüşüm getirdiğini, hangi saat dilimlerinin daha verimli olduğunu, hangi demografinin tıklayıp satın aldığını öğrenir. Bu öğrenme birikimi, akıllı teklif stratejilerinin temelini oluşturur. Bu hesabı kaybedip yenisini açtığınızda algoritma sıfırdan başlar; öğrenme fazı 3-6 ay sürer, bu sürede teklif verimsizlikleri normalin üzerinde kalır. Kaybettiğiniz şey bir şifreden fazlası: iki yıllık veri birikimini ve buna eşlik eden teklif optimizasyonunu kaybediyorsunuz.

Kullandıkları araçlar da ajansın gerçek yetkinliğini gösteriyor. Google Ads ve GA4 arayüzü temel ve her ajans kullanıyor. Ama bir ajansın Semrush veya Ahrefs kullanıp kullanmadığı (rakip ve anahtar kelime analizi için), Looker Studio ile raporlama yapıp yapmadığı, Optmyzr gibi optimizasyon araçlarına yatırım yapıp yapmadığı — bunlar ajansın alana ne kadar ciddi yatırım yaptığını gösteriyor. Yalnızca platform arayüzüyle çalışan ve üçüncü taraf araç kullanmayan ajanslar, genellikle kısıtlı bir kapasite içinde çalışıyorlar demektir.

Bu sorudan beklemeniz gereken yanıt nettir: hesaplar sizin adınıza açılır, yönetici erişimi kalıcı olarak sizde kalır, ayrılma durumunda tüm veriler aktarılır ve bu madde sözleşmede yazılıdır. Eğer ajans “sistemimiz üzerinden yönetiyoruz, hesap bizde kalır” diyorsa, sözleşmeyi imzalamadan bu konuyu netleştirmedikçe devam etmeyin.

Dijital reklam ajansı seçiminde kaçınılması gereken uyarı cümleleri

Yanlış Ajans Seçiminin Gerçek Maliyeti

Para kaybını konuştuk. Ama yanlış ajans seçiminin en ağır maliyeti çoğu zaman para değil, zaman. Ortalama bir KOBİ yanlış ajansla ilk üç ayı “ajansı tanımaya” çalışarak geçirir; raporlar geliyor, görüşmeler yapılıyor ama kampanya bir türlü oturmuyor. Dördüncü aydan itibaren performansın neden düşük kaldığı sorgulanmaya başlanıyor; altıncı ayın sonunda ajans değiştiriliyor. Yeni ajansla başlamak ise en az üç ay daha alıyor. Net hesap: dokuz ila on ay kaybedildi. Bu sürede rakibiniz marka bilinirliği inşa etti, müşteri tabanını genişletti ve organik sıralamasını iyileştirdi. Bu kaybı geri almak yıllar alabilir.

Bir de “veri kirliliği” denen mesele var. Yanlış kurulmuş kampanyalar Google’ın algoritmasına yanlış sinyaller gönderir. Yanlış hedef kitleyle uzun süre çalışan bir hesap, doğru ajans gelse bile kirlenmiş bir veri havuzuyla başlamak zorunda kalıyor. Algoritma yanlış öğrenmişse, doğrultulması zaman alıyor. Bu nedenle yanlış ajansla geçirilen süre, yalnızca harcanan paranın değil, gelecekte yapılacak çalışmanın kalitesini de etkiliyor.

Son olarak psikolojik maliyet var ve bu hafife alınıyor. “Dijital reklamlar işe yaramıyor” sonucuna ulaşan işletme sahibi, kanalın kendisine olan güvenini kaybediyor. Bu önyargı bir kez yerleşince, ilerleyen dönemde doğru ajansla doğru kampanyayı çalıştırma kararlılığı azalıyor. Birçok işletmenin dijital reklamdan vazgeçmesinin arkasında, ürünün ya da kanalın başarısızlığı değil, ilk seçimin yarattığı yanlış deneyim yatıyor.

Görüşme Sonrası Nasıl Karar Vermelisiniz?

Bu 7 soruyu her ajansla görüşürken sorun ve aldığınız yanıtları somutlaştırın. Spesifik, doğrulanabilir, somut yanıtları tatmin edici olarak işaretleyin. Genel ifadeler, muğlak cümleler ve sorudan kaçınmalar ise tatmin edici değildir. Beş veya daha fazla tatmin edici yanıt alan ajans güçlü adaydır; üç veya altı alanla konuşmaya devam etmeden önce ek netlik isteyin; ikinin altında kalan ajansla görüşmeyi bitirin.

En az üç ajansla görüşün ve ilk görüşmede etkilendiğiniz ajansla derhal sözleşme imzalamayın. Yetmiş iki saat bekleyin. Satış görüşmesinin yarattığı atmosfer dağıldığında, notlarınıza baktığınızda yanıtların ne kadar somut olduğu çok daha net görünür. En sık yapılan hata, iyi bir sunum ile gerçek bir uzmanlığı birbirine karıştırmaktır.

Dikkatli olmanı gerekenler!

Bir ajansla çalışmaya başlamadan önce şunu netleştirmek gerekiyor: onlar size hizmet satıyor, siz onlara güven satıyorsunuz. Bu ilişkide dengeyi korumanın yolu, doğru soruları doğru anda sormaktır. Garantili sonuç vaat eden, soruları geçiştiren, hesap sahipliğini muğlak bırakan ve sözleşme çıkış koşullarını katı tutan bir ajans, bu soruları sormadan imzalarsanız ne bekleyeceğinizi peşinen söylüyor.

İyi bir ajans bu sorulardan rahatsız olmaz. Aksine, sizin bu soruları sormanızı bekler — çünkü bu soruları soran bir işletme sahibi, ölçmesini bilen, hedeflerini netleştirmiş ve uzun vadeli ortaklığa hazır bir müşteridir. Bu ikisi birbirini seçer.

Mevcut kampanyalarınızın gerçekten işe yarayıp yaramadığını bağımsız bir gözle değerlendirmek istiyorsanız, ücretsiz reklam analizi için benimle iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Dijital reklam ajansı seçerken en önemli kriter nedir?

Hesap sahipliği ve raporlama şeffaflığı. Google Ads ve Meta hesaplarının sizin adınıza açılması, reklam bütçesinin ajans ücretinden ayrı yönetilmesi ve dönüşüm bazlı raporlama, güvenilirliğin en somut göstergeleridir. Bu üçü doğruysa diğer kriterler üzerinde yapıcı bir konuşma yürütülebilir.

Reklam ajansı ücretleri Türkiye’de ne kadar olmalı?

2026 itibarıyla Türkiye’de Google Ads yönetim ücretleri aylık 4.000-20.000 TL arasında değişiyor. Bu rakam, reklam bütçesinden tamamen ayrı tutulmalıdır. Bütçenin yüzdesi üzerinden hesaplanan ücret modellerinde (örneğin yüzde 15-20) teşvik çatışması riski bulunduğunu göz önünde bulundurun.

Reklam ajansıyla ne kadar süreyle çalışmalıyım?

Google Ads kampanyalarında algoritmanın öğrenmesi ve optimizasyonun oturması için minimum 3 ay gereklidir. SEO çalışmalarında bu süre 6-12 aya uzar. 3. ayın sonunda elle tutulur performans verisi yoksa devam kararını sorgulamanız meşrudur; bu soruyu sözleşme koşullarına önceden yansıtın.

White-label ajans nedir ve nasıl anlarım?

White-label, görüştüğünüz ajansın işi başka bir firmaya veya serbest çalışan ağına devretmesi demektir. Bunu anlamanın en doğrudan yolu şudur: “Kampanyamı yönetecek kişiyle şimdi tanışabilir miyim?” ve “Hesabım sizin MCC’nizde mi yoksa kendi adıma mı açılacak?” sorularını sormak. Tatmin edici, spesifik yanıt alamıyorsanız white-label olasılığı yüksektir.

Ajans değişikliğinde kampanya geçmişim kaybolur mu?

Eğer hesaplar başından beri sizin adınıza açıldıysa ve yönetici erişiminiz varsa, tüm geçmiş veriler korunur. Hesap ajans adına açıldıysa ve devredilmezse sıfırdan başlamak gerekir; algoritmanın öğrenme fazı yeniden başlar ve bu süreçte teklif verimsizlikleri normalin üzerinde kalır. Hesap sahipliği bu yüzden sözleşmenin en kritik maddelerinden biridir.

Ajansın bütçemi doğru harcayıp harcamadığını nasıl kontrol ederim?

Hesabınıza yönetici erişiminiz varsa Google Ads ve Meta Ads arayüzlerinden harcamaları doğrudan görebilirsiniz. Google Analytics 4 üzerinden kampanyalardan gelen dönüşümleri izleyebilirsiniz. Platforma erişiminiz yoksa bunu derhal talep edin — bir ajansın bu talebi reddetmesi ya da ertelemesi, sözleşmenizi feshetmek için yeterli bir gerekçedir.

Bu konuda profesyonel destek almak ister misiniz?

Google Ads Yönetimi Hizmeti hakkında ayrıntılı bilgi alın veya ücretsiz danışma randevusu oluşturun.

Ertunc Koruc

Yazar

GEO & Dijital Pazarlama — Dijital İzler Pazarlama Ajansı Ajans

2008'den bu yana dijital pazarlama; Google Ads, Meta Ads, SEO ve GEO. Wikidata: Q140191220

Reklam Bütçeniz Gerçekten Çalışıyor mu?

Hesabınızı ücretsiz analiz edelim. Kaybettigimiz bütceyi ve büyüme fırsatlarını birlikte görelim.

Ücretsiz Reklam Analizi İste
Scroll to Top